2007 yılında restoranımızı işletirken, çayın yanında ikram etmeye başladığımız kömbe ile başladı hikayemiz.

Çok zengin bir mutfak, anne ve babası Hatay’ lı biri olarak çok şanslıydım. Bu kadar zengin bir coğrafyada attığım her adımda yeni ürünleri keşfetmek beni cidden çok heyecanlandırıyordu. İşte bu yıllarda 7 kadın 49 ürün diye bir proje başlattık.


Kim Bu 7 Kadın ve Neden 49 Ürün?


Bu 7 kadın benim aile bireylerimi oluşturuyor ve ben onlarla bu işi yapmanın keyfini daha çok hissediyordum. 7 kadın 49 tarifli kitabımız ile birlikte aynı dönemde, her aile bireyi için en az 7 ürün belirleyerek bir çalışma yaptık.
49 ürün ile oluşturduğumuz ürün çeşitliliğini sürekli yenileyerek 200 den fazla yöresel üründe çeşitliliği sağladık.

 

Ayçin Hatun: Ortaya koyduğu cesurca fikirleri ile hayallerimi gerçekleştirmede rol oynayan ve misafir ilişkilerimizi de koordine eden yol arkadaşım ve eşim. Onunla üretim yapmak ve sürekli yenilik peşinde olmak en büyük tutkum.

 

Dahiye Sultan: Köylü kadın emekçilerimizi bu işe dahil ederek bizi manevi olarak sürekli destekleyen, üretim teknikleri konusunda gerekli bilgileri hem sağlayan hem oluşturan Annem. Sürekli tartışarak en iyiyi ve en özel tarifleri de benimle paylaşması en büyük zenginliğim.

 

Çağla Gelin: Ürettiğimiz ürünlerin,  son ambalaja girecek tüm aşamalarına kadar hijyen ve kontrollerini gerçekleştirmemizde rol oynayan, ürünlerin analizlerini yaparak sürekli denetimler ile sizlere ulaştırmamızı sağlayan Burak kardeşimin eşi.

 

Yasemin Teyzem: Üretimin her aşamasında bizlere geleneksel yöntemler ile üretim sağlayan Anne yarım.

 

Seher Ablam: Teyzem ile birlikte kendi köyümüzde üretim yapan ve bize yardım eden köyümüzdeki yan komşum.

 

Ebru Bacım: Ürettiğimiz ürünlerde bizlerle fikir alışverişi yapan kız kardeşim.

 

Adanaz Kızım: Henüz 15 yaşında, ama damak tadı ile ürettiğimiz ürünlerde beni hayrete düşürecek önerileri ile cesaretlendiren kızım.

 

 

 

Ürünlerimizi Nasıl Üretiyoruz?

Bu projede yer alan tüm kadın emekçilerimiz ile birlikte buradan 1300 km ötede mevsimsel şartları göz önünde bulundurarak, 3 farklı geleneksel yöntemle, katkı maddesi kullanmadan raf ömrünü uzatacak ve lezzetini kaybetmeyecek yöntemleri kullanmayı seçtik. Ürettiğimiz ürünlerde gölgede veya güneşte kurutma tekniğini, zeytinyağı ile  salamura yöntemini, kısık ateşte pişirme şeklini kullanarak aslında hepimizin eski dönemlerde sıkça kullandığı kendi büyüklerimizden de öğrendiğimiz yöntemleri kullanmayı seçtik. Bu yöntemler ürünün tazeliğini bozmadan uzun bir süre saklanabilmesi açısından çok önemlidir.

 


Tüm bu hikayenin birde benim açımdan birçok gizli kahramanı da var.
Bunlardan biri Hatay’ da ve çevresinde üretttiğimiz ürün çeşitliliği konusunda sürekli yanımızda olan Kurucumuz Mehmet Babam.
Yüzlerce üründe en iyiyi hedeflediğimiz işte daha da nasıl olur diye çabaladığımız ve sürekli istişare ettiğim kardeşim Burak.
Antakya Bakkalı için restoranlarımız ile üretim reçetelerimizi gerçekleştireni, satış standlarımız ile paketlemeden kargo sürecine kadar yer alan onlarca isim...
Ve bu ürünleri alarak bizleri destekleyen sizler.
Yolumuzda gururla devam ediyoruz.

 

İyiki varsınız;

 

Barış Deveci